12 Şubat 2009 Perşembe

çocukluğumun kısa dönemi


çoçukluğumu babamın sırtında gelen dört tekerlikli bisikletimle hatırlıyorum. sevinçten ne yapacagımı sasırmıs sekilde sadece babamı boynuna sarılmıstım. tek dilegimdi bisiklet tek hayalimdi ozamanlar ... ewimin tam karsısındaki müzede arkaslarım otururdu camurdan pastalar yapardık... mezarlıkların arasında korkmadan oynardık... agactan her yana sacılmıs temiz dutları secer yerdik karnımız agrıyıncaya kadar... kocaman agaclar vardı müzede bütün mahalledeki abilerim cıkar incir toplarlardı tadını hala damagımda bırakarak... evimizin tam ortasına salıncak kurmustu annem dısarısı kadar ewde olmakta bi o kadar eglenceliydi benim için. bigün en güzel elbiselerimizi giymemezi söylediler saclarımızı güzel taramamızı güzellik yarısması yapıcaklarmıs sokakta heyecanla hepimiz sıraya boydan boya dizilmiştik... ben seçilmiştim birinci... hayatımın en küçük yasında kendime güvenimi kazanmıstım... kendimle o anda barısmıstım... o andan o heycanla büyümüştü kücücük yüregim... küçüçük yüregim o gün saf halini almıstı... saf görüntümün altında hala kücücük bir yüregim var ... ellerimde hala minik avuclarım var...hala o günlere ait izler var yüzümde o günleri özleyen bir özlem var içimde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.